Çayeli Portal
Eylül 03, 2010, 05:18:15 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Şifre problemlerinizde "Şifremi Unuttum" seçeneği ile şifrenizi yeniden oluşturabilirsiniz.

Çayeli Derneği Yönetim Kurulu kararı gereği sitemize yaptığınız üyelik başvurularında "Kullanıcı Adı"nın ad ve soyadınız olması gerekmektedir. Ad-soyad olmayan başvurularınız kabul edilememektedir.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ergenekon'da 12. Dalga: Haberal, Manisalı, Mergen, Boya, Yurtkuran Gözaltında  (Okunma Sayısı 552 defa)
hakanbeyaz
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 122



Üyelik Bilgileri
« : Nisan 13, 2009, 06:27:52 ÖS »

Ergenekon'da 12. Dalga: Haberal, Manisalı, Mergen, Boya, Yurtkuran Gözaltında

Başkent Üniversitesi, Kanal B, Patalya Oteli, ÇYDD şubeleri, ÇEV, "Ergenekon"dan arandı. Öğretim üyeleri Manisalı ve Haberal, Doğan Holging'den Mergen, 68'lilerden Boya, ADD'den Yurtkuran gözaltına alındı. Saylan, Yurtkuran ve Hilmioğlu'nun evlerini arandı.


Ergenekon Soruşturması kapsamında polis, sabahın erken saatlerinde, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nde (ÇYDD), ÇYDD Başkanı Türkan Saylan ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erol Manisalı'nın evinde arama yaptı.

Aralamalar Ankara Kızılcahamam'daki Patalya Oteli, Başkent Üniversitesi Rektörlüğü, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı'nın (ÇEV) bazı şubelerinde, Başkent Üniversitesi ve Kanal B'de de yürütüldü.

Evlerinde arama yapılan Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Bursa Uludağ Üniversitesi Eski Rektörü ve ADD Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran ile Prof. Dr. Erol Manisalı, ÇYDD ile birlikte "Baba Beni Okula Gönder" Projesi'ni hayata geçiren Doğan Holding İcra Kurulu üyesi Tijen Mergen ve 68'liler Vakfı Genel Sekreteri Namık Kemal Boya gözaltına alındı. Zaman gazetesi sitesinde Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ün de gözaltına alınanlar arasında bulunduğu belirtildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 20 kişinin İstanbul'a getirildiği ifade edildi. Prof. Fatih Hilmioğlu'nun evinde de arama yapıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Yılmaz Ateş, "13 ay sonra iddianame düzenleniyor, 22 ay sonra değerli bilim insanlarımız ve değerli komutanlarımız hakim karşısına çıkarılmıyor...Bu demokrasi açısından hoş değil..Dünayanın hiç bir yerinde ucu açık iddianame olmaz...Türkiye çok yönlü bir iktidar terörü altındadır" şeklinde konuştu.

Saylan: ÇYDD Genel Merkezi'nde silah aranıyor
Doğan Haber Ajansı'na (DHA) göre, ÇYDD Başkanı Türkan Saylan, ''Polis ÇYDD Genel Merkezi'nde silah arıyor'' dedi. NTV muhabiri Nizamettin Kaplan, polisin Diyarbakır, Van ve Şanlıurfa'da ÇYDD bürolarında polisin arama yaptığını, dosya ve klasörlere el koyduğunu bildirdi. ÇYDD'nin Bursa, İzmir ve birçok şubesinde daha arama yapıldığı öğrenildi.

Hurriyet.com.tr sitesi, ÇYDD'nin Diyarbakır, Şanlıurfa, Bursa, Trabzon, Antalya, Alanya, Mersin, Van, İzmir ve Adana Şubeleri'nde polisin arama yaptığını bildirdi.Site, eski 19 Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay'ın evinde de arama yapıldığını duyurdu.

Kayahan: Arama tamamlandı

NTV yayınına katılan Kanal B Haber müdürü Metin Kayıhan, Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın evinde bulunduğunu, aramanın tamamlandığını, evde Haberal'ın katıldığı panellere ait kayıtların CD'sine, bir dizüstü bilgisayar ve işlem dosyalarına el knulduğunu ve tutanak düzenlenmesini beklediklerini ifade etti.

Evinde arama yapıldıktan sonra Adli Tıp Kurumu'na muayene için götürülen Mehmet Haberal, "Yapılanlar Atatürk Cumhuriyeti'ne yakışmıyor" sözleriyle işlemleri değerlendirdi. Haberal'ın İstanbul'a götürülebileceği ifade edildi.

Kanal B, hükümete muhalif yayınlarıyla bilinirken ÇYDD ve ADD, Cumhuriyet Mitingleri'nin düzenleyicileri arasında bulunuyordu.

İstanbul'un Ümraniye Semti'ndeki bir gecekonduda 12 Temmuz 2007 tarihinde el bombaları bulunmasıyla başlatılan Ergenekon Operasyonu kapsamında şu ana kadar iki dava açıldı. Mahkemenin Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görmeye devam ettiği dava için üçüncü iddianame hazırlanıyor.

Ergenekon'da iki iddianame
10 Temmuz 2008'de kaleme alınan birinci Ergenekon Davası'nda, aralarında Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, avukat Kemal Kerinçsiz, emekli astsubay Oktay Yıldırım, eski yüzbaşı Muzaffer Tekin, Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve gazeteci İlhan Selçuk'un da aralarında bulunduğu 86 sanık yargılanıyor.

Sanıklar, "silahlı terör örgütüne üye olmak, yardım etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti'ni ortada kaldırmak, görev yapmasını engellemeye teşebbüs, halkı silahlı isyana tahrik, bu suçlara azmettirme, Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde suçlarına azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeler temin etmek, askeri itaatsizliğe teşvik ve benzeri suçlardan sorumlu tutuluyor.

Mahkeme, Mart ayında yayımladığı ikinci iddianamede de, emekli generaller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur suç örgütü yöneticiliğiyle ve darbe girişimiyle suçlanıyor. Tolon ve Eruygur'un 1.047'şer yıl ağır hapis, 14 kez de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları isteniyor.

İkinci dava, 21'i tutuklu, 35'i tutuksuz 56 şüpheliyi kapsıyor. Yargılanacaklar arasında, gazeteci Tuncay Özkan, emekli tuğgeneral Levent Ersöz, emekli albay Arif Doğan, Hasan Atilla Uğur, eski polis şefi Adil Serdar Saçan, eski belediye başkanı Gürbüz Çapan, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün de bulunuyor. (EÖ)





Haberal neredeyse cumhurbaşkanı olacaktı


Ergenekon operasyonu kapsamında bugün gözaltına alınan Başkent üniversitesi Rektörü Prof Dr Mehmet Haberal kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim 2000 yılında ismi Cumhurbaşkanı adayları arasında geçen Haberal Ergenekon tutuklularıyla yaptığı toplantılarla da biliniyordu

http://www.attabot.com/haber/haberal-ner...acakti-1052261/


Kayıtlı

Önce  ÇAYELİ!!!

pinaryuksel
Administrator
Sr. Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 307



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #1 : Nisan 13, 2009, 07:43:40 ÖS »

Türkiyenin cagdas yasamdan uzaklasmasi icin ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.
Durumdan anlaşıldığı gibi Türkiyede laik ve çağdaş düşünenlerin artık dışarıda yaşaması yasaklanıyor.Düşünce özgürlüğüne ve insanca yaşamaya vurulmus bir darbe olarak görüyorum.
Seçimler bitti Ergenekona bıraktıkları yerden devam ediyorlar.
Kayıtlı
ilkerGirit
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 45



Üyelik Bilgileri Site E-Posta
« Yanıtla #2 : Nisan 13, 2009, 08:33:45 ÖS »

Evde; mermi, silah ve hatta el bombası barındırmak insanca ve çağdaş yaşamakNey
Kayıtlı
hakanbeyaz
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 122



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Nisan 13, 2009, 08:51:50 ÖS »

Haberal ı hastaneye giderken aracı durdularak  gözaltına alınışını tv den canlı olarak  izledik o sırada arabsında  da yapılan aramalarda  ilginç bir kitap dikkat  çekiyor; ''Akp nin şifresini çözdüm işte kılavuzu'' evet  farkındaysanız akp  çözenler  özellikle  büyük dalgalı operasyonlarla içeriye  tıkılıyor. Bizde  gözümüzü kapatmış değiliz bizlerde çözdük  şu sıralar  gündemde olan ''Ermenistan Sınır Kapısı''  sorunu varken   milleti  gündemi bu dalgalarla  dalgalandırıp Sınır kapısı sorununu arka plandan geçirmeye  çalışıldığını biz daha  farkedemedik mi zannediyorlar  ??

Bende   farkettim   beni de  alın. : )))
Kayıtlı

Önce  ÇAYELİ!!!

ahmethamdiates
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mayıs 07, 2009, 03:47:46 ÖS »

Bu ergenekon davasi benim kafami cok karistirdi... orgut cephanesi diye , basinda ve savcinin iddianamesinde belirtilen, 2- 3 adet altipatlar, birkac tane kirma av tufegi, 5-10 adet sacma fisegi, bos havan topu kovanlari, bos ucaksavar mermisi ile bu memlekette darbe yapilmaz yapilsa yapilsa bizim orada dugunlerde senlik icin havaya ates edilir ancak o kadar... dunyanin neresine giderseniz gidin, darbeyi silahli kuvvetler yapar.. darbe yapmak icin tank, top,ucak varsa elinizde darbe yaparsiniz.. eger ordunun tam destegi yoksa , hangi ulke olursa olsun darbe falan olmaz sadece kucuk capta isyan olur onuda ordu ve emniyet gucleri bastirir.. ornek 90 li yillarin basinda ,sovyetler dagidiktan sonra komunistlerin yapmaya calistigi darbe girisimi, komunistler ordu destegini alamayinca, moskova sokaklarinda yeltsin'e oyuncal oldular, baska da birsey olmadi... dolayisiyla.. ergenekondan dolayi yargilanan insanlarin, darbe girisimi gibi cok soyut bir kavramdan ceza alacaklarini sanmiyorum... eger bu ulkede birileri gercekten darbelere karsiysa, demokrasiden yanalarsa.. oncelikle anayasayi degistirip, 80 cuntasini ve o cuntanin liderini yargilayip, iceri atsinlar... ancak o zaman demokrat olduklarina ikna ederler milleti

T.C 1982 Anayasasi.. gecici 15 madde( halen daha yururlukte)
GEÇİCİ MADDE 15.– 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.

Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.

(Son fıkra mülga: 3.10.2001-4709/34 md.)

goruldugu gibi olay net... yurekli olan biri cikar 367yi bulu bu maddeyi kaldirir ve darbeci cuntayi vatan hainliginden yargilar...bilmem anlatabildim mi? gerisi tamamen faso fisodan ibaret yada bu iste de bir "gatakulli" var demektir...
Kayıtlı
ahmethamdiates
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Haziran 25, 2009, 05:08:17 ÖS »

Eger bugun yasananlar , gerceklesebilirse... bu , Turk demokrasisi adina bir zafer olur ve bu gunun demokrasi byrami ilan edilmesi gerekir.. umarim anamuhalefet, muhalefet ve iktidar .. anayasanin gecici 15. maddesi gibi bir sacmaligi ortadan kaldirir ve cuntacilari yargilayip layik olduklari yere yani zindana postalayabilirler... dunyanin hicbir yerinde, hic bir cunta lideri, elinde firca, ressam pozlari kesip elini kolunu sallayarak gezememistir, gezememelidir, gezemeyecektir....

umarim bu konuyu, arkasina Bosbakanlik forsunu alarak kabadayilik yapmayi adet haline getirenler, sulandirmaz... umarim bu is ciddi bir sekilde ele alinir ve son bulur

Kayıtlı
ahmethamdiates
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Temmuz 01, 2009, 09:19:52 ÖS »

Ortalama , her gazete basina, 73 adet kose yazari dusen guzel yurdumda, insaf ve vicdan sahibi kose yazarlarini okudukca daha bir mutlu oluyorum... buraya Ece Temelkuran'in bir yazisini aktariyorum.. kaciranlar icin okuma firsati bulmalari ve daha once okuyanlar icin yeniden okuma firsati bulmalari icin...

"Kenan Paşa şöyle buyurdu:  “Türk halkı yargılanmamı isterse yargıyı beklemem intihar ederim”.
Ne onurlu bir kişiymiş meğerse. Meğer ne gururlu bir asker! Niyeyse paşa, 16 yaşında bir çocuğun kemik yaşını büyütüp idam ettirdikten sonra değil, şimdi, kimse ona dokunmazken intihar etme laflarına başladı. Üstelik onun yargılanması ihtimali iktidar tarafından ‘sulu bir şaka’ olarak algılanırken. Üstelik ülkenin en büyük gazetesinin genel yayın yönetmeni “Darbeci paşayı yargılarsanız bozulurum” yazısı yazdıktan sonra. Üstelik darbeci siyasi kültürümüze karşı geniş bir operasyon başlatılmasına rağmen niyeyse kimsenin aklına onu yargılamak, 12 Eylül darbesinden bahsetmek gelmemesine rağmen.

Empati kurmak gerek
Bazıları kendi hayatlarını hayatın tamamı sanıyor. “12 Eylül’den önce pek dertliydik, darbe oldu da bir oh dedik” türünden yazılar, yaklaşımlar ancak bu türden bir darlıkla, darlanmışlıkla açıklanabilir. Eğer bu türden bir entelektüel ve vicdani ayıp açıklanabilirse!
Üstelik herkes kendi kişisel hayatından bakacaksa meseleye, başkalarının hayatlarından da bakmaya zahmet etmek gerek. Sair zamanlarda o pek sevilen ‘empati’yi uygulamak lazım hiç değilse. 16 yaşındayken idam edilen Erdal Eren’in annesi için 12 Eylül ne? Diyarbakır Cezaevi’nde işkencede ölen bir adamın dileği neydi? Fatsa’da Et Balık Kurumu tesislerinde işkence gören çoluk çocuğun “12 Eylül paşaları yargılansın mı?” sorusuna vereceği cevabı da hayal edin.

Ya işkence görenler?
Anasını babasını yıllarca hapishanelerin küçük, telli deliklerden gören çocuklar ne istiyor? Tüm işkence görenler, bu ülkeyi terk etmek zorunda kalmış tüm insanlar, cezaevi kapılarında kanlı gömlek bekleyen sevgililer, dövülmüş, öldürülmüş gazeteciler...
Hakikat bunların toplamıdır, bizim kendi gördüğümüzle sınırlı bir şey değil. Bir darbenin size zarar vermemiş olması, hatta o darbeden faydalanmanız darbeyi aklamaz. Öyle zannetmek, ölmüş onca kız ve oğlan çocuğuna ayıp olur. Hem de çok ayıp olur.

Asıl ‘sulu şaka’...
Başbakan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın darbecilerin yargılanmasını engelleyen Anayasa’nın geçici (!) 15. maddesinin kaldırılması talebine “Sulu şaka” dedi.
Asıl ‘sulu şaka’ şudur:
Memleketi ayağa kaldırırsın. Dersin ki “Asker vesayetinde siyasete son!” Bütün entelijansiya sağa sola bakmadan peşine takılır. “Yaşasın!” derler, “Sonunda demokratik bir ülke olacağız!” Bu yolda kurunun yanında yaş da yanar, acayip bir yargı süreci başlar. İnsanlar şüphelenir ama sen dersin ki “Sabredin, ülkenin karanlık darbecilik kültürü sarsılıyor. Sarsacağız. Durmak yok, yola devam!” Herkes fena halde gaza gelmiştir. Ama sonra biri der ki “Arkadaş, darbecilerin başkanı burda. Kendisi resimle meşgul. Ona da mı sorsak acaba ne yapıp ettiğini?” Eğer o noktada sen “Yoook!! Olmaaaz!” dersen, işte bu, dünyanın neresine gidersen git, sulu bir şakadır. Hem de vıcık vıcık!

Kimseye anlatılamaz
Üstelik dünyanın neresine gidersen git bunu anlatamazsın. Arjantin’deki Kayıp Anneleri’ne, yıllarca parlamentonun önünde her perşembe günü aynı saatte yürüyerek ülkeye bir daha ne yaşamaması gerektiğini hatırlatan bu kadınlara anlatamazsın. Şili’de Pinochet’yi yargılamak için yıllarca beklemiş halka bunu anlatamazsın. Yunanistan’da cuntadan çekmişlere, İspanya’da Franco günahlarını görmüş olanlara, İtalya’da Duçe’yi asmış olanlara... Bizim bugün bu ülkede yaşadıklarımızı vicdan sahibi hiçbir halka anlatamazsın. Ama yaşarsın. Böyle, ‘sulu bir şaka’ gibi, vıcık vıcık yaşarsın. Bata çıka bata çıka... Aklımıza mukayyet olacağız. Olmalıyız.
Kayıtlı
emel sandıkçı
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Temmuz 02, 2009, 07:47:00 ÖS »

AKLI  OLANLAR MUKAYYET OLUR AKLINA.ASIL OLAN BİLGİSİZ OLANLARI BİLGİLENDİRMEK.AKILLI OLANLAR ÇOĞALIRSA BAZI ŞEYLER ÖNLENEBİLİR.OLANLARI GÖRDÜKÇE HER GEÇEN GÜN DAHA BİLGİLENMEK,AKILLANMAK,BUNU DİĞERLERİNE ANLATABİLMEK İSTİYORUM.BİLMEM Kİ KAÇ KİŞİYE FAYDAMIZ OLUR.SİZLE AYNI ŞEYLERİ DÜŞÜNÜYOR AMA FARKLI ANLATIYORUZ.UMARIM YAZILARINIZ ÇOKÇA OKUNUR AHMET BEY.İYİ GÜNLER.
Kayıtlı
ahmethamdiates
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Temmuz 05, 2009, 09:22:34 ÖS »

Sairin dedigi gibi , "baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş" eger, sadamiz bu kubbe altinda yanki bulabiliyorsa ne mutlu bize... iyi dusunceleriniz icin tesekkur ediyorum Emel Hanim...

28 senedir, her gun , cunta liderini savunacak kadar kara vicdanli olmadigim icin , Allah'ima sukrediyorum... Allah, vicdanimizi karartmasin... bu ulkenin genc cocuklarini once birbirine kirdirip sonrada ortaya cikip, guven tesis etmek adina, milyonlarca insanin hayatini karartanlardan yapmasin bizi.. zaten birazcik onuru olan birinin, amerikanlilarin "our boys" yani "bizim cocuklar" lafini hazmetmemesi gerekir..onlar, amerikalilarin cocuklari olmaya devam etsinler, biz bu guzel ulkenin cocuklari olarak kalmayi tercih edenlerdeniz....

Kayıtlı
ahmethamdiates
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Eylül 02, 2009, 02:46:13 ÖS »

Sayin Mehmet Bekaroglu'nun, yeni Harman dergisinde, Basar Basaran ile yapmis oldugu soylesinden alinan bir paragrafi buraya aktariyorum... Allah'tan akliselim politikacilar, vicdan sahibi sesler bu memlekette hala daha mevcut.. sukurler olsun...

(Kenan Evren'in Çankaya Köşkü'nde ağırlanmasının hatırlatılması üzerine) "Ne garip değil mi, darbelerle mücadele edenler baş darbeciyi başköşelerde ağırlıyor. Bu ayıp onlara yeter. Bu ülkede darbelerin anası 12 Eylül’dür. Yüz binlerce insanın işkence tezgâhlarından geçirildiği 12 Eylül’ü unutmamalıyız. Ben 12 Eylül’le hesaplaşmadan bu ülkede demokrasi ve hukuk devletinin inşa edilemeyeceğini düşünüyorum. Benim darbem senin darben ayırımı yapanlara da acıyorum. Hala 12 Eylül anayasasını değiştiremeyenler, hala Geçici 15. Madde ayıbını kaldıramayanların bu ülkede demokrasi kuracaklarına inanmak akla ziyandır."
Kayıtlı
emel sandıkçı
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Ekim 10, 2009, 09:38:28 ÖS »

Genç nüfusumuz çok.Vicdan sahibi seslerin de ses çıkarmayıp aynı görüşte olanların da çocukları da çok önemli.Çocuklarımız geleceğimiz.Onlarla çok konuşmalıyız,anlatmalıyız.
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.356 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu