Karadeniz İsyandadır!
Demlikteki bir bardak çayız yavaş yavaş demlenen… Karadeniz’in dalgaları kadar hırçınız… Horonumuza ayak uydurma çilesindeyiz! Yaşamaya dur diyen şirketlere tulumumuzla, horonumuzla, kemençemizle isyanımızı haykırıyoruz!
“Karadeniz vadilerinde yapımı devam eden hidroelektrik santraller (HES), uzmanların daha önce de açıkça dile getirdiği gibi bölgedeki doğal ve kültürel yaşamı bir bütün olarak yok etmektedir. Bölgede faaliyet gösteren şirketler yasa - hukuk tanımamaktadır. Rize’nin Senoz Vadisi’nde verilen hukuk mücadelesiyle 2009’un Mart ayında yürütmeyi durdurma kararı alınmış olmasına rağmen şirketler faaliyetine ara vermeksizin devam etmekte, yöre halkının haklı tepkilerini hiçe sayan idare, bu vahim hukuk ihlaline göz yummaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da; "...halen faaliyet gösteren taş ocakları ile yapımı devam eden HES projelerinin vadiyi olumsuz yönde etkilediğinden, söz konusu alan doğal sit gerektiren özellikleri de yitirdiğinden Senoz(Büyükdere) vadisinin doğal sit isteğinin reddine" karar vererek, bu bölgede hukukun değil rantın geçerli olduğu ve HESlerin doğaya zarar verdiği devletin kurumlarınca belgelenmiştir. Devlet suçüstü yakalanmış, suçunu itiraf etmek zorunda kalmıştır. Yüzleşmeden kimse kaçamaz ! Sadece Senoz'da değil, İkizdere, Fındıklı, Fırtına, Papart,Yusufeli, Şavşat, Maçahel… bütün Karadeniz vadileri , nehirleri, Munzur, Muğla, Allianoi, Hasankeyf... Ülkemizin tüm su havzaları, insanları tehdit altındadır. Geri dönüşü mümkün olmayan doğa katliamına karşı Karadeniz isyanını örmek üzere birleştik… Bu doğal ve kültürel yıkımı durdurmak için siz de aramıza katılın…” Sloganlarıyla yola çıkıldı. Sesleri çoğaltmak ve geleceğimizi elimizden almalarına izin vermemek için kalabalık bir grup bir araya geldi. İnsanlığın çevreye yönelik baskı ve müdahaleleri Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sahil yolu, madencilik ve hidroelektrik santral projeleri ile kendini son yıllarda iyiden iyiye hissettirir oldu. Karadeniz kültürleri üzerine çalışma yapan hemen herkes bölge halklarının doğal çevreyle kurduğu ilişkinin tarihi ve kültürel birikimde çok ciddi etkileri olduğunu fark eder. Demlikteki bir bardak çayız yavaş yavaş demlenen… Karadeniz’in dalgaları kadar hırçınız… Horonumuza ayak uydurma çilesindeyiz! Yaşamaya dur diyen şirketlere tulumumuzla, horonumuzla, kemençemizle isyanımızı haykırıyoruz! Kararlıyız isyana! Karadeniz Kadıköy’ de isyandaydı. “Su yenilebilir bir enerji kaynağı değildir, su bir enerji kaynağı değildir” diyerek yollara çıkılmıştı. Karadeniz her şeyi ile yola çıkıp geldi Kadıköy’e! Karadeniz Kadıköy’deki Beşiktaş iskelesinde davullarla, tulumla, kemençe ve isyan ile karşılandı. Herkesin ağzından aynı sesler yükseldi: “Karadeniz isyanda!”, “Dereler özgürdür, özgürdür, özgür akacak!” diyerek sesler duyuruldu. Ellerde “Doğaya dokunma, Hayatla oynama!”,”Karadeniz uşaği deresini satturmaz”,”Karadeniz’ de yüksek gerilim var”, “Senoz-Abu-Fırtına Karadeniz İsyanda” ve “Karadeniz İsyandadır” pankartları ile Karadeniz’in sesi Kadıköy’ de yükseldi. Karadeniz’ den gelen yaban adamları ve cazı kadınlarına şimdi de Senoz Vadisinde şirketler tarafından yarı canlı bırakılan bir ağaç geldi. Senoz vadisinden gelen ağaç isyan sesleri ile Kadıköy meydanının ortasında dikilerek saygı duruşunda bulunuldu. Kadıköy’ deki Beşiktaş iskelesinden başlayıp Kadıköy-Eminönü iskelesine kadar yürüyerek tulumumuzla, kemençemizle isyan haykırıldı. Eminönü iskelesinin önünde Karadeniz’in kardeşliği adına el ele tutuşarak tulum eşliğinde oynanan horon sonrası basın açıklaması yapılarak grup olaysız şekilde dağıldı. Derelerimiz, bizim geleceğimizdir! “Kafanızı kuma, aklınızı suya gömmeyin!” |